0 (216) 909 20 71

Sosyal Medyada Biz}

Ozon Terapi ve Ozon Tedavisi Nedir?

Ozonterapi, ozon gazı kullanılarak yapılan bir tedavi yöntemidir. Ozon gazı, üç adet oksijen atomundan oluşan şeffaf, renksiz bir gazdır. (fırtınalı havalardan sonra, yüksek yerlerde veya deniz kıyısında kokusunu hissedersiniz). Oksijen molekülünün (O2) kararlı haline karşın, ozon (O3), kararsız bir moleküldür.  Kendine has özel bir kokusu vardır. Yunanca “koklamak” manasına gelen ozein’den gelir.

KISA TARİHÇESİ
1840 yılında,İsviçrede Basel Üniversitesi profesörü,Alman bilim adamı Christian Friedrich Schönbein tarafından keşfedilmiştir.
1860 yılında Monaco’da içme suları ozonla dezenfekte edilmeye başlanmıştır. Ozonun bakteri ve virüsleri öldürdüğü saptandı. Ayrıca sulardaki kötü tadı yok ettiği gözlendi.
1902 de Clarke H.J. Ozonu anemi,kanser,diyabet,grip ve morfin zehirlenmelerinde kullandı.
1980 de Horst Kief,AİDS hastasını ilk defa ozonla tedavi etti.
1992 yılında Rusya’da yanık tedavisinde kullanıldı.
1998 de Op.Dr.Muhammer Velidedeoğlu,İstanbul’da ozon uygulamalarına başladı.
2011’de Prof.Dr.Avni Babacan Gazi Üniversitesinde Ozon Merkezini kurdu.

Ozon diğer tedavilere ek olarak uygulanır ve tamamlayıcı tedavi grubuna girer. Ozon tedavisi ile birçok hastalık daha iyi hale gelir veya büyük ölçüde düzelebilir.. Ozon tedavi ile ilgili en son yeniliklerin hızla öğrenilebilmesi için Avrupada pek çok terapist bir araya gelip  ”Medical Society for Ozone Application in Prevention and Therapy” birliğini oluşturmuşlar. Bu grubun amacı doktorlar ve hastaların bu konu hakkındaki bilgilerini geliştirmek ve ilerletmektir. Bilgi alış verişi seneler içinde daha da hızlanmış ve gelişmiştir. Medikal ozon kurallara uygun olarak uygulandığı taktirde tamamen güvenli, pratik, etkili ve ucuzdur.

Tıbbi ozon daima saf ozon ve saf oksijenin karışımı olarak kullanılır. Uygulamaya bağlı olarak ozon konsantrasyonu değişir. Ozon terapi konusunda eğitimli bir doktor, hastanın durumuna göre hastanın alacağı dozu belirler.

 

Ozonterapinin Etkileri

  • Ozon, kuvvetli bir antimikrobiyal ajandır. O zona dirençli bakteri, virüs, mantar yoktur.
  • Bağışıklık sistemini regüle eder. İmmünmodülator etki adı verilen bu etki sayesinde, bağışıklık sisteminin dengeli ve sağlıklı çalışmasını sağlar.
  • Metabolizmayı hızlandırır.
  • Dolaşımı destekler, dolaşım sistemi bozukluklarının tedavisinde kullanılır.
  • Genel anlamda vücudun oksijen kapasitesini artırır, tüm dokuların tüm hücrelerin  görevini daha iyi yapmasını sağlar.
  • Vücudun kendi kendini iyileştirme mekanizmalarını destekler.

 

Ozonterapinin Kullanıldığı Hastalıklar

  • Diabetes mellitus (şeker hastalığı)
  • Romatoid artrit
  • Fibromiyalji
  • Dolaşım bozuklukları
  • Gut hastalığı
  • Candidiasis
  • Nörovejetatif hastalıklar: Alzheimer, parkinson, demans
  • Pulmoner hastalıklar: Amfizem, KOAH, akut respiratuar stres
  • Oftalmolojik hastalıklar: Retinitis pigmentosa, katarakt, glokom, yaşa bağlı maküler dejenerasyon
  • Vasküler hastalıklar: Hipertansiyon, venöz yetmezlik, periferal arteriyel hastalık, venöz staz
  • Viral hastalıklar: Herpes simplex, herpes zoster, AIDS, hepatit A, B, C, human papilloma virus
  • Serebral palsi
  • Alerjik hastalıklar
  • Kronik yorgunluk sendromu
  • Sistemik Lupus Eritematozus
  • Crohn hastalığı
  • Enflamatuar bağırsak hastalığı
  • Avasküler nekroz (AVN)
  • İyileşmeyen kronik yaralar
  • Diyabetik ayak yaraları
  • Kanser tedavisinde tamamlayıcı tedavi olarak
  • Ozon tedavisi de insan vücudunun iki güçlü potansiyeli olan “antioksidan” ve “antiinflamatuar” potansiyellerini kullanan ve tüm vücutta bir alarm reaksiyonuna neden olarak vücudu hastalıklar karşısında güçlendiren bir tedavi yöntemidir. Son yirmi yılda yapılan araştırmalar, ozon tedavisinin pek çok yönden insan vücudunun kendi tedavi edici potansiyellerine katkısı olduğunu göstermiştir.

 

UYGULAMA YÖNTEMLERİ

Major otohemoterapi: Bu uygulamada kana karıştırılan ozon/oksijen karışımı moleküller ve hücrelerle hızla reaksiyon girer ve bir takım reaksiyonlar başlatır. Her seansta damar yolu açılıp 100 ml yani bir çay bardağı  kadar kan bu işlem için özel tasarlanmış tek kullanımlık cam şişe içine alınır ve burda ozonla karıştırıldıktan sonra tekrar aynı damar yolundan vücuda geri verilir.

Kan yolu ile yapılan bu tedavinin etkileri aşağıdaki gibi özetlenebilir;

Kanda oksijen taşıyan kırmızı kan hücrelerinin ihtiyacı olan dokulara daha fazla oksijen bırakmasına yardımcı olur. Bu sayede her tür zor iyileşen yara, damar tıkanıklığı ve dolaşım bozukluklarından kaynaklanan “yeterli kanlanamama” kaynaklı sorunların çözümünde büyük bir yardımcıdır
Oksijen vücudumuz için hayati öneme sahip bir moleküldür, oksijensiz kaldığımızda dakikalar içinde hayati tehlike yaşarız. . Vücudumuz oksijeni yiyecekler gibi depo edemediği için yaşadığımız sürece oksijen almak zorundayız. İlginçtir ki oksijen bu kadar hayati iken, aynı zamanda hastalıklara ve yaşlanmaya neden olan okside edici (zararlı) oksijen radikallerinin oluşmasına da neden olur. Bu nedenle bilim insanları oksijeni “hayati zehir” olarak tanımlarlar. Oksijensiz yapamayız ancak oksijenden üretilen radikallerinden zararlarından da korunmak zorundayız. Bu nedenle vücudumuzda bu radikalleri temizleyen (zararsız hale getiren) bir “anti-oksidan” savunma sistemi vardır. Ozon tedavisi bu koruyucu sistemi güçlü bir şekilde destekleyerek, hem dokuların oksijen kullanma miktarlarını artırmakta hem de ortaya çıkan zararlı oksijen radikallerinin zararsız hale getirilmesine büyük katkıda bulunmaktadır. Şişmanlık, hipertansiyon, tip 2 şeker hastalığı ve metabolik sendrom gibi uzun süreli hastalıklar başta olmak üzere pek çok hastalıkta antioksidan savunma sistemi zayıflamıştır. Ozon tedavisi bu sistemi güçlendirerek zararlı oksijen radikallerinin etkilerini bertaraf etmeye yardımcı olur.

Minör otohemoterapi: ozonlanmış 3-5 ml kan kas içienjeksiyonla  uygulanır. Bağışıklık sisteminin güçlenmesi ve alerjik hastalıklarda faydalıdır.

Ozon torbalama: Ozon gazının kapalı bir sistemde ayaklar , bacaklar veya vücudun diğer bölgelerinde  özel plastik torbalar  içinde dolaştırılarak verilmesine harici ozon tedavisi denir. Ozon kuru bölgelere etki etmeyeceğinden vücudun tedavi edilecek bölgesi su ile nemlendirilir. Bu metotla ülser, yaralar, uçuk ve enfekte olmuş alanlar tedavi edilir.

Rektal ozon: Bu yöntem her ne kadar kulağa hoş gelmese de rahatsızlık verici değildir. Çünkü hasta hiçbir rahatsızlık hissetmeden ozon gazı bağırsak yüzeyi tarafından emilir. Ayrıca bunu hasta kendisi de uygulayabilir. Bu metot  genellikle bağırsak hastalıklarında kullanılır ve vücudun yeniden canlanmasını sağlar. İlk etkisi  bağırsak içerisini temizlemektir. Böylece dışarıdan alınan dost bakteriler bağırsak içerisine daha kolay yerleşebilirler. Böylece daha sağlıklı bir sindirim sistemine sahip oluruz.

İkinci etkisi, Ozon bağırsak iç yüzeyi tarafından emilerek bağırsak kaslarını güçlendirir. Böylece spastik kolon, ülseratif kolit, hemoroid, fissür, fistül gibi rahatsızlıklar da yavaş yavaş düzelebilir.

Üçüncü etkisi, Bağırsak çevresini saran kan damarları tarafından emildiğinde bu damarların içerisinde bulunan kanı ozonlamaktır.

Bu kanın tamamı saniyeler içerisinde Karaciğere taşındığı için karaciğer dokumuzda ozon gazı ile temizlenip güçlenmektedir. Karaciğer enzimlerinde düzelme, yağlanmada azalma beklenmektedir.

 

Eklem içi ozon: Ozon eğitimli kişilerce eklem içine enjekte edilebilir.  Bu metod ağrılı enflamatuar hastalığı olan ekleme uygulanır.

Ozon punctur: Ciltteki kırışıklıklar, cilt lekeleri, akne, selülit, yara izleri  gibi sorunlu durumlarda sorunlu bölgelere çok ince iğnelerle ozon molekülü enjekte edilir.

 

HASTALARIN DİKKAT ETMESİ GEREKEN DURUMLAR:

  • Eğer Şu an aktif ilaç kullanıyorsanız (tansiyon ilaci,dogum kontrol ilaci,vs..)ilaçlarınızı ozon tedavisinden 4 saat önce veya ozon tedavisinden 4 saat sonra almanızı tavsiye ediyoruz.
  • Ozon tedavisinden en az 8 saat önce alkollü içecek tüketmeyiniz .Mümkünse tedaviniz süresince alkol almayınız.
  • Eğer hamileyseniz hamileliğiniz süresince ozon tedavisi yaptırmayınız.
  • ozon tedavisinden bir saat önce ve ozon terapiden bir saat sonra vitamin c içeren herhangi birşey almayınız.
  • Eğer şu anda kemoterapi tedavisi görüyorsanız bu tedaviden sonra ozon tedavisi almak için en az 4 gün beklemenizi tavsiye ederiz .
  • Tedaviye aç karna gelmeyiniz. Hafif bişeyler yiyerek geliniz.

 

KİMLERE UYGULANMAZ?

Ozon güvenilir ve doğal bir tedavi yöntemidir. Doğru uygulandığında neredeyse hiçbir yan etkisi yoktur.

Ancak;

  • Favizim (GL-6-F dehidrogenaz enzim eksikliğinde
  • Aşırı hormon yüksekliği ile seyreden hipertiroid
  • İleri derece kansızlık, kanama ve pıhtılaşma bozukluğu olanlarda
  • Kronik ve tekrarlayıcı pankreas iltihaplarında
  • Yeni gelişmiş kalp krizi ve beyin kanamalarında

 

Ozon Kullanım Alanları

Gripte ozon: Ozon terapi tüm mikroplara karşı savunma sistemi hücrelerini arttırır. Bu mikroplara karşı doğrudan öldürücü etkisi de vardır. Aynı zamanda insanlarda var olan hastalıkları kısmen veya tamamen iyileştiren yaşam kalitesini arttıran ve zararlı atıkların vücuttan atılmasına yardımcı olan detoks etkisi olan bir tedavidir.

Gripte Ozon KullanımıOzon tüm virüsleri tahrip edebilir ancak her virüsün yapısından kaynaklanan farktan dolayı ozona hassasiyeti farklıdır.Özellikle virüsün dış kısmında zarf denilen lipit tabakası olanlar ozona daha hassastır.Çünkü ozon molekülü lipitleri parçalama özelliğindedir. Grip(influenza)virüsünde dış kısmında zarf olduğundan ozona en hassas virus grubundadır.

Ozon hem virüse direkt etki ile hem de vücutta virüsü harap edecek maddeler oluşturarak virüs sayısını önemli oranda azaltır veya yok edebilir.Mikroorganizmaların ANTİOKSİDAN sistemleri olmadığından ozon terapi bakteri virüs ve mantarlar üzerinde etkilidir. Ozon tedavisi ile vücutta salınımında artış tespit edilmiştir. Viral hastalıklarda tedavi amaçlı kullanılmaktadır.

Ozon terapi kürü içinde kanın ozonlanması yöntemine ek olarak mutlaka ozon aşısı  da denilen yöntemin eklenmesi gerekmektedir.ozon aşısı 5cc kanla yapılan çok kolay bir yöntem olup bağışıklık sisteminizin güçlenmesi için çok etkilidir.

 


Antiaging ve enerji kazanmak için ozon:
Anti-aging (geriye yaşlanma) ve yeniden canlanma için kullanılır. Tamamen sağlıklı kişilerde, yaşlanmayı geciktirmek, enerji kazanmak ve hastalıklardan korunmak için kullanılabilir. Vücudun enerjisini artırdığı gibi beynin enerjisini de artırır, hafızayı güçlendirir. Sınava hazırlanan gençler, yüksek tempolu iş adamları, zihnini sürekli kullanan insanlar, sporcular için güçlü bir dopingdir. Ozonterapi ile kişi gerek zihinsel gerek bedensel yorgunluğu daha az hisseder. Ayrıca yaşlı kişiler ozon tedavisine oldukça iyi yanıt verirler. Bütün klinik avantajlarının yanı sıra oksijenin dokular tarafından daha iyi kullanımını sağlar, bağışıklık sistemini harekete geçirir ve vücudun kendi antioksidanlarını ve serbest radikallere karşı savaşan hücreleri harekete geçirir. Bunun ötesinde beyindeki dolaşım bozukluklarında olumlu etkileri mevcuttur. Bunlara ek olarak ozon tedavisi yaşam kalitesini arttırmak için kullanılmaktadır. Sağlığımızı kaybetmemizin nedeni çoğunlukla hücrenin işleyişi sırasında oluşan atık (serbest radikal) maddelerdir ki, bunlar vücuttan yeterli süre ve miktarda atılmadıklarında zararlı maddeye (toksinlere) dönüşürler.
AntiagingSağlıklı yaşlanma ve genç kalabilmeyi sağlamayı amaçlayan ozon tedavisi ile uzun yıllar gençliğinizi korumak ve dinç kalmanızı sağlamak elinizde! Bu amaçla yapılması gereken çok şey var elbette. İşte bunlardan biridir ‘’ozon tedavisi’’.
Anti-aging’te amaç yaşlanmayı mümkün olduğu kadar yavaşlatmak ve vücudun bir bütün olarak sağlıklı yaşlanmasını, fiziksel olarak da sağlıklı olmasını sağlamaktır. Antiaging’ten amaçlanan tüm etkileri Ozon tedavisi ile sağlamak mümkündür;
Ozon sayesinde oksijen dokular tarafından daha iyi kullanımı sağlanır, bağışıklık sistemi harekete geçirilir bunu takiben vücudun kendi antioksidanları ve serbest radikallere karşı savaşan diğer hücreler de aktive olurlar.
Hücreler de tıpkı insanlar gibi solurlar. Bunun için hücre seviyesindeki ortamda oksijen moleküllerinin bulunması şarttır. Yaşlanma nedeniyle uzun süredir yeterince oksijenlenemeyen hücreler ozon tedavisinden sonra artık fonksiyonlarını daha yüksek oranda gerçekleştirebilmektedirler.
Ozon, yaşlanmayı önleyici etkilerin yanı sıra fiziksel dayanıklılığı ve yaşam kalitesini önemli ölçüde arttırır.
Cildin kendisini yenilemesini sağlar.

 

Kilo VermeKilo vermek için ozon: Ozonterapi kilo vermeye yardımcı olabileceği öne sürülen bir yöntemdir. Damardan yapılan ozonterapi yüzde 40 oranında vücudun metabolizmasını hızlandırır. Hızlı metabolizma sayesinde yağ yakımı artar.Selülit tedavisinde ozon farklı mekanizmalarla etki gösterir. Cilt altında biriken yağ asitleriyle etkileşerek yağ zincirlerinin kırılmasına ve vücuttan atılmasına yardımcı olur. Selülitte önemli bir problem olan oksijen eksikliğini giderdiği, kan akımını o bölgede de artırdığı için yağ dokusunun metabolizmasını normale döndürdüğü ileri sürülür.
Aynı zamanda insülin-glisemi (kan şekeri) dengesi düzenlenir ki bu da özellikle karbohidrat krizlerini engelleyerek aşırı tatlı veya karbohidrat tüketimini azaltır. Yine vücutta varsa eğer insülin direncinin kırılmasını sağlayarak vücuda alınan şekerin yakılmasına yardımcı olur.

 

Bölgesel zayıflama için Ozon lipoliz: Bu uygulamada ozon gazı çok ince mezoterapi iğneleri ile incelme istenen bölgedeki yağ dokularına enjekte edilir. Özellikle göbek ve basen gibi yakılması çok zor olan depo yağların biriktiği bölgelerde ozon gazı enjeksiyonu oradaki depo yağların yakılabilir yağ hale gelmesini sağlar. Kişinin beraberinde günlük 30-45 dk lik yürüyüş ya da kardiyo egzersizleriyle ve mutlaka bol su içimi ile bu bölgelerdeki yağlarından kurtulması mümkündür. Yağları eriyen bölgelerde sarkma problemi genellikle görülmez. Uygulanan ozon bir yandan yağların parçalanmasını sağlarken aynı zamanda hücre yenilenmesini ve kollojen yapımını uyararak doku toparlanmasına yardımcı olur.

 


Kronik yorgunlukda ozon:

Kronik YorgunlukKapalı ortamlarda yaşayan insanlar düşük oksijenle yaşarlar. Bundan farklı başka nedenlerle de vücudun iyi oksijenlenememesi kronik yorgunluğa neden olur. Ne kadar uyursanız uyuyun dinlenmiş uyanamıyorsanız, sabahları yataktan kalkmak istemiyorsanız, içinizden hiçbir iş yapmak gelmiyorsa ve efor sarfetmekten kaçınıyorsanız sizde de kronik yorgunluk sendromu olduğunu düşünebilirsiniz. Enerjinizi,  psikolojik durumunuzu  ve bilişsel düzeyinizi  olumlu etkileyecek ozontedavisine ihtiyacınız olabilir.

 

Kanserde ozon:
Nobel ödülü sahibi bilim adamı Dr. Otto Warburg, kendisine Nobel ödülü kazandıran çalışmalarında;

  • Kanserin temele nedenin oksijensiz yaşam (tümör hücresinin oksijensiz yaşama-anaerobik-yeteneğinde olduğu, normal hücreler oksijene gereksinim duyan-aerobik-yaşam) olduğu,
  • Vücuttaki ‘onkojen’ler (yani tümörgenler)in; stres, kirlilik, radyasyon yanında oksijensizlik gibi faktörlerle uyarılarak kanserin başlayabildiği,
  • Oksijen eksikliğini, kanserin yayılmasını kolaylaştırdığı, kanser hücrelerinin, oksijen açısından zengin bir ortamda varlıklarını sürdüremediği, yeterli oksijen sağlandığında ise tümör dokusunun beslenmesinin bozulduğu ve tümör hücrelerinin öldüğü,
  • Ozonun, direkt tümör hücrelerini öldürücü etkisi(oksidasyon-yakıcı-etkisi) yanında tamamlayıcı olarak bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi olduğu tespit edilmiştir.
  • Kemoterapi ve radyoterapinin yan etkilerini engelleyici ve kemoterapi-radyoterapinin tümör üzerindeki öldürücü etkilerini arttırarak tamamlayıcı tedavi olarak oldukça başarılı bir şekilde kullanıldığı saptanmıştır.

 

Karaciğer hastalıklarında ozon:

 

  • Karaciğer hücrelerinin fonksiyonlarında yardımcı olarak karbonhidrat, yağ ve şeker seviyesini normalleştirir.
  • Karaciğer hücrelerinin yenilenmesini sağlayarak, karaciğer yetersizliği ve karaciğer YAĞLANMASINDA destekleyici olarak kullanılır.
  • Karaciğer iltihaplarının,ilaç ve kimyasallarının karaciğer üzerindeki tahribatının en az seviyede olmasını sağlar.

 

Kas , sinir, kemik ve romatizmal eklem hastalıklarında ozon:
Kas hastalıklarında ve travmalarda (Kaza ve Spor yaralanmaları gibi); iyileşmeyi hızlandırmakta, dolaşım düzenlenmekte, sinirlerin harabiyetini önlemekte ve tamir edilmesini kolaylaştırmaktadır. Kasların daha güçlü hale gelmesini sağladığından kronik kas ve sinir hastalıklarında da kullanılır.

  • Genel olarak ozon tedavisinin fizik tedavi veya diğer tedaviler ile beraber tamamlayıcı amaçla kullanılması tavsiye edilmektedir.
  • Eklem iltihapları, kireçlenmeleri, eklem harabiyeti ve kemik erimesi gibi pek çok ağrılı, fonksiyon kısıtlığı da yapabilen hastalıklarda da ozon kullanılmaktadır.
  • Kemik deformasyonu gelişmemiş eklem kireçlenmesi-eklem faresi-gonartrozlar da, diğer ozon tedavi yöntemlerine ilave olarak eklem içine yapılan ozon enjeksiyonları ile hem eklem içinde hava yastığı oluşturarak, hem de eklem şişkinliğini azaltarak ağrıyı giderdiği, ayrıca kıkırdak dokusunun yeniden tamir edilmesine yardımcı olduğu tespit edilmiştir.
  • Romatoid artrit gibi bağışıklık sisteminin sapması ile ortaya çıkan hastalıklarda bağışıklık sistemini düzenlediğinden, diğer tedaviler ile birlikte kullanıldığında hızlı iyileşmeler gözlenmektedir.
  • Ayrıca yoğun adale ağrıları, yorgunluk, uyku bozuklukları ile seyreden ve çok yaygın rastlanan bir hastalık olan fibromiyaljide başarılı bir şekilde kullanılmaktadır.

 

Nörolojik hastalıklarda ozon:

Ozon tedavisi, sinir sistemi hastalıklarında beyin oksijenlenmesini arttırarak ve damar düzenleyicisi olarak kullanılabilmektedir;

  • Baş ağrısı ve Migren tipi gerilim ağrılarında,
  • Beyin kanlanması veya oksijenlenmesinin azaldığı durumlarda fizik kapasitede azalma, yürüme güçlüğü ve baş dönmesi gibi belirtilere kendini gösteren beyindeki dolaşım bozukluklarında ve buna bağlı nörolojik hastalıklarda olumlu etkileri mevcuttur.
  • Polinöropati,myotoni,muskuler distrofi,ALS,demans,MS vb. hastalıklarda destekleyici olarak kullanılır.

 

Solunum sistemi hastalıkları ve astımda ozon:
İmmünmodülatör (bağışıklı sistemi düzenleyicisi) ve mikrop öldürücü etkisiyle ASTIM, BRONŞİT, ZATÜRRE, TÜBERKÜLOZ, KOAH gibi hastalıkların tedavisinde,ilaçların azaltılmasına ve nefes darlığının azaltılmasına yardımcı olur, alerji ve astım krizlerinin daha az şiddet ve sıklıkta oluşmasına neden olur. Özellikle astım ve alerjik bronşitlerde başarılı sonuçlar alınmaktadır.
Kalp hastalıklarında ozon:
Kalp hastalıklarının tümünde ozon tedavisi diğer tedavi yöntemlerini desteklemek amacıyla kullanılır.

  • Kalp yetmezliklerinde,
  • Kalp kası hastalıklarında,
  • Koroner damarları tıkanıklarında, oksijenlenmeyi arttırarak, damar içi basıncı düşürerek, kanın akışkanlığını azaltarak, kalp iletimini ve dolayısıyla ritmini düzenleyerek kalbin önündeki yükü azaltarak etkili olur.

 

YARA NEDİR:

  • Yara,doku bütünlüğünün cerrahi veya travmatik olarak bozulmasıdır.
  • Yara iyileşmesi, yaralanmış dokuyu tekrar normal durumuna getirmeye çalışan normal bir doku cevabıdır.
  • Yara iyileşmesi, yaralanmış dokuyu tekrar normal durumuna getirmeye çalışan normal bir doku cevabıdır.

Organizmanın doğal tepkisi yaraları mümkün olduğunca kısa sürede kapatmak ve yapıların normal sürekliliğini geri getirmektir. Bu süreç yara iyileşmesi olarak adlandırılır.

Yara iyileşmesi tüm dokularda aynı biyolojik ve biyokimyasal prensipleri takip eder.

Diabetik ayak:

Diabetes Mellitus’un önemli komplikasyonlarından biri olan ve diyabetin yarattığı olumsuz zeminde gelişen diyabetik ayak ülserleri, iyileşmeyen yara ve gangren nedeniyle ekstremite, hatta hayat kaybına yol açabilen ciddi olgulardır. Tüm diyabetlilerin %15’i hayatları boyunca bir kez diyabetik ayak sorunu yaşarlar, travmatik olmayan amputasyonların %50’si diyabetik ayak nedeniyledir. Diyabetik ayak yaraları; immun yanıt da bozulduğu için enfeksiyona yatkındırlar.

Nedenleri:

1- Damarsal yapılarda bozulmalar (Anjiopati)

Eskiden diyabetli hastaların kılcal damarlarında bozulma olduğu ve bu nedenle yara geliştiği ve gelişen yaraların ve kesi hatlarının iyileşmediği düşünülürdü. Yapılan çalışmalar bunun doğru olmadığını göstermiştir. Bu hastalarda damarsal sorun vardır, ancak küçüklerde değil büyük çaplı damarlardadır. Diyabetik ayaklarda gelişen damar tıkanmaları genelde diz çukurunun hemen altındaki büyük damarlarda olmaktadır.

2- Kan kimyasında değişimler (Hemoreolojik)

-Diyabetli hastalarda tüm sistemlerde olduğu gibi kan ve bağışıklık hücrelerinde de kısmen fonksiyonlarda bozulma vardır. Kan hücreleri sertleşmiştir ve kılcal damarlardan geçmesi güçleşmiş, dolayısiyle oksijen taşıma sistemi bozulmuştur. Bağışıklık hücrelerinde fonksiyon zaafiyeti, enfeksiyonlara duyarlılığı artırmıştır.

3- Periferik sinirlerde bozulmalar (nöropati)

Diyabetiklerde basıya duyarlılığın birinci önemli nedeni, sinirlerinin şişmesidir. Sinir dokusu içine giren bol miktarda glikoz şekeri bir başka şeker olan sorbitole dönüşür. Sorbitol kimyasal özelliğinden dolayı kendine su çeker ve sinir dokusu su ile şişer. Şişen bir sinirin zaten dar olan alanlarda kolayca basıya maruz kalabileceği hipotezi de eskiden beri bilinmektedir. İkinci neden diyabetik sinirlerde taşıma sisteminin bozulmuş olmasıdır. Normalde sinir gövdesi ile ucu arasında bilgi alışverişi kimyasal maddelerin sinir içinde tubulin denilen yapılar vasıtasıyla taşınması ile olur. Diyabetiklerde bu taşıma sistemi bozulmuştur. Eğer sinir bir yerde sıkışmaya bağlı tahrifata uğramışsa, o yerin tamiri için bu taşıma sistemi ile gerekli materyallerin gelmesi gerekir. Taşıma sistemi  bozulursa artık sinir kendini onaramaz ve hafif bir bası bile ağır bulgulara sebep olabilir.

Ozonla kronik yara tedavisi:

Hem kan yoluyla (major) ozonterapi , hem kas içine (minör) hem de yara olan uzva ozon torbalama uygulanarak tedavi sürdürülür.

Ozonun yara üzerinde etkileri:

Major terapinin faydaları:

  • SOD (Sitokrom Oksidaz Dismutaz)Aktivasyonu.

Bu enzim kronik inflamasyonlarda ortaya çıkan süperoksit radikallerinin tahrip edici etkisini önler.

TGF-ß ( Transforming Growth faktör beta) artırır. Bu da yara iyileşmesinde ve tamir mekanizmasında önemli rolü olan bir faktördür. TGF-ß, integrinler gibi matrisin yeniden düzenlenmesini sağlar

  • Doku oksijenizasyonunu arttırır.
  • Damar proliferasyonuna yardımcı olur.
  • Diabetiklerde şeker metabolizmasının düzenlenmesine yardımcı olur.
  • İmmün sistemi güçlendirdiğinden enfeksiyonla mücadelede yardımcıdır.

Torbalama yönteminin faydaları:

  • Anti- mikrobiyal etkisi
  • Nekrotik dokunun ozonlu suyla mekanik debritmanı
  • Ozon-Oksijen ile aerobik ortam oluşturulması

(Özellikle anaerob enfeksiyonlarda)

39.469 kez görüntülendi

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN